Açıklama
Hayatın çarkında aynı döngülerde sıkışıp kalmış, suskunlukları ve eylemsizlikleriyle kendi kaderlerini şekillendiren İsmail ve Selma… Kendini, başkalarının beklentileri ve hırsları arasında kaybetmiş Selma ile geçmişindeki hataların yüküyle boğuşan İsmail, ansızın gelişen olaylarla bir hesaplaşmanın eşiğine sürüklenirler. Bu yüzleşme, sadece çevrelerindekileri değil, kendi içlerindeki iyilik, kötülük ve merhamet kırıntılarını da gün yüzüne çıkaracaktır.
Eser, sarsıcı dolandırıcılık olayları, aile içi çatışmalar ve toplumsal baskıların yarattığı karmaşanın ortasında, insan olmanın ve yaşamdaki gerçek görevlerin derinliğini sorguluyor. Karakterler, kendi hayatlarına ait olduğunu sandıkları her şeyin, aslında başkalarının eylemleri ve kendi görmezden gelişleriyle nasıl bir labirente dönüştüğünü fark ederken, adaletin ve vicdanın ne anlama geldiğini yeniden tanımlamak zorunda kalırlar.
Peki, bu koca oyunun bir figüranı olmaktan çıkıp kendi “kırılımımızı” gerçekleştirebilir miyiz? Yoksa hayat, bize dayatılan rollere karşı sessiz kaldıkça, alınmayan dersleri her seferinde daha ağır bedellerle mi önüne serecektir? Bu çarpıcı hikâye, okuyucuyu kendi yaşam döngüsünü ve seçimlerinin sonuçlarını sorgulamaya davet ediyor.




