Açıklama
Neryda Ormanı kavurucu bir sıcakla can çekişirken, toprak dev bir fırında pişmişçesine çatlıyor, ağaçlar susuzluktan boyunlarını büküyor. Gökyüzü aniden simsiyah bir dumanla kaplandığında kadim orman için asıl sınav başlıyor: Ateş kapıda ve hayat artık pamuk ipliğine bağlı.
Kunduz Gerald ve dostlarının çözüm arayışları, sarayının surları ardındaki konfora hapsolmuş, halkının feryadına kulaklarını tıkamış bir Aslan Kral’ın kibriyle çarpıp geri dönüyor. Ancak doğa, ihmal edilen her uyarının bedelini ağır bir şekilde ödetmekte gecikmiyor. Yıldırımların tetiklediği yangın ormanı bir kül yığınına çevirmekle tehdit ederken; bir yanda can havliyle örgütlenen hayvanlar, diğer yanda ise ormanın sessizliğini silahları ve sorumsuzluklarıyla bozan insanların varlığı kaosu derinleştiriyor. Bilge baykuş Owen’dan haylaz sincap Kiko’ya, sadık sırtlan Kenny’den dev fil Babel’e kadar her bir sakin, hem alevlerle hem de kökleşmiş önyargılarla savaşmak zorunda kalıyor.
Kibirli bir taht, yükselen alevler ve vicdanın sesi karşısında ne kadar dayanabilir? Neryda Ormanı’nın derinliklerinde yankılanan bu feryat; bir topluluğun imkânsızlıklar içinde nasıl kenetlendiğini, liderliğin gerçek anlamını ve en büyük hataların bile nasıl telafi edilebileceğini sorgulayan sarsıcı bir hikâye. Teslim olmakla direnmek arasındaki o ince çizgide, Neryda’nın kaderi şimdi yeniden yazılıyor.



