Açıklama
Doğuştan görme engelli Naim, dünyayı hisleriyle algılayan, hayatına anlam katma arayışında bir gençtir. Hasta annesine umut olabilmek adına, insanlığa faydalı bir iş yapacağı düşüncesiyle bir ilaç şirketinin denek olma teklifini kabul eder. Ancak kanında dolaşan “ilacın” aslında uyuşturucu olduğunu öğrendiğinde, her şey altüst olur ve Naim kendini derin bir aldatmacanın içinde bulur.
Naim’in dostları İmdat ve Emir’in farklı bakış açıları ve adalet arayışları, onu şirketle ve genel müdürü Engin Bey’le karşı karşıya getirir. Engin Bey’in kanserli oğlu Berk için ilik bağışı uyumu çıkan Naim, kanındaki uyuşturucu nedeniyle bu şansı kaybedince öfkesi katlanır. İmdat’ın psikolojik analizleri, Emir’in radikal eylem önerileri ve geçmişten gelen karmaşık ilişkiler ağı, Naim’in inançlarını, dostluklarını ve gerçeğe olan güvenini sarsar.
Naim, görmeyen gözleriyle sadece kendi gerçekliğini değil, insanlığın vicdanını da sorgularken, bu tehlikeli yolculukta kime güveneceğini bilemez. Hayatına anlam katma arzusuyla çıktığı yolda, en büyük sınavı kendi kalbinde verecektir. Peki, Naim bu çok katmanlı aldatmaca ve ihanet dünyasında kendi gerçeğini bulabilecek mi, yoksa tüm inançları bir plasebo etkisiyle mi şekillenmiştir?




