Açıklama
“Mikail…” Annesinin uzaklardan gelen çağrısıyla başlayan bir yaşam. Çocukluğun masum düşlerinden, içsel bir fırtınanın ortasına savrulan Mikail, gerçekliğin ve yanılsamaların sınırlarını sorgulayan, derin bir acıyla yoğrulmuş bir bilincin labirentlerinde kaybolur.
Bu, sadece düşlerle kâbusların değil, geçmişin hayaletleriyle bugünün zorluklarının harmanlandığı, zamanın kırıldığı, evrenlerin birleştiği bir yolculuk. Zihninde yankılanan sesler, bedensel ve ruhsal acılarla yoğrulmuş Mikail, kendi varoluşunun anlamsızlığını ve sıradanlığını reddeder. Gizemli bir Keçi, Kadim Ölüm ve kendi içindeki şeytanlar, onu kendi gerçekliklerine çekmeye çalışırken, o, annesinden babasına uzanan travmatik mirasın ve toplumsal dayatmaların ötesinde bir çıkış arar.
Karanlıklarla aydınlıkların, varoluşla hiçliğin iç içe geçtiği bu sarsıcı içsel yolculukta, Mikail’in ölgün benliği, kendini baştan yaratmanın ya da tümden yok etmenin eşiğinde. Peki, bu yolculuğun sonunda bekleyen, sadece bir hiçlik mi, yoksa tüm anlamların yıkıldığı yepyeni bir başlangıç mı? Okur, her bir adımda Mikail’le birlikte kendi gerçekliğini sorgulamaya ve varoluşun en derin sırlarına davet ediliyor.




