Açıklama
Bir adam, dünkü bir düşüşün ardından o güne dair bir anısını yitirmiş hâlde kendi yatağında uyanır. Bu anıyı bulmaya çalışırken, aslında zihninin derinliklerinde kendi benliğini aramaya başlar. Gizemli bir danışman, babasının ölümünün peşindeki bir yüzbaşı ve ona dostluk elini uzatan neşeli bir yabancı… Karşısına çıkan her karakter, onun unuttuğu parçaları birleştirerek kendi benliğini tamamlar gibidir.
Sisin ve yağmurun hüküm sürdüğü bu şehirde gerçek ile yanılsama arasındaki çizgi bulanıklaşırken, unutulan sırlar insanın kendi hakikatiyle yüzleştiği kaçınılmaz bir sınavı başlatır. Peki, bu varoluş yolunda kahraman, geçmişin acı veren yankılarıyla hesaplaşabilecek mi? Yoksa varlığın yükünü hafifletmek için unutmak mı daha merhametlidir? Bu anlatım, okuyucuyu hafızanın karanlık kıvrımlarında, kendi hakikatini aradığı soluk soluğa bir yolculuğa davet ediyor.




