Açıklama
Zap Vadisi’nin dağları arasında büyüyen Emîr, daha çocuk yaşta dünyanın adaletsizlikleri üzerine düşünmeye başlar. Babasından öğrendiği hayat bilgisi, hocasından aldığı ilim ve elinden düşürmediği kalem, onun dünyaya bakışını şekillendirir. Fakat zihninde giderek büyüyen tek bir şehir vardır: Kudüs.
XII. yüzyılın savaşlar ve siyasi mücadelelerle sarsılan dünyasında Emîr’in yolu, onu doğduğu topraklardan uzaklara sürükler. Şam’dan Kahire’ye, oradan savaşların ve çöl yollarının ortasına uzanan bu yolculukta genç bir çocuk, zamanla çağının tanığına dönüşür.
Selahaddin Eyyûbî’nin çevresinde bulunduğu günlerde Emîr, savaşın yalnızca kılıçlarla kazanılmadığını öğrenir. Kalemiyle insanların korkularını, umutlarını ve adalet arayışlarını kaydeder. Çünkü onun için adalet, yalnızca hükümdarların kararlarında değil, insanın insana gösterdiği merhamette de saklıdır.
Bir çocuğun merakıyla başlayan bu yolculuk, Emîr’i çağının büyük kırılmalarının ortasına götürür. Önünde artık tek bir soru vardır:
Bir şehri fethetmek mi daha zordur, yoksa insanın kalbinde adalete yer açmak mı?
EMÎR – Adalet Arayışı, savaşların gölgesinde büyüyen bir çocuğun; kalemi, vicdanı ve adalet duygusuyla çıktığı uzun ve zorlu yolculuğun hikâyesidir.




