Açıklama
İçinde koca koca memleketler kuran, kaybetmelerin açtığı oyukları kelimelerle doldurmaya çalışan bir sesin çağrısı bu. Aşkın, ayrılığın ve hiç dinmeyen arayışların izinde, ‘di’li geçmiş zaman’ın sımsıkı tuttuğu anıları sorgulayan bir yolculukta buluruz kendimizi. Metnin akışı, kadim Nil Nehri‘nin kıvrımları gibi zamanı ve mekanı bükerek, düşle gerçeği iç içe geçirir. Anlatıcı, falcıların kehanetlerinde, Nuh Tufanı’nın efsanelerinde ve Anka kuşunun kanatlarında kayıp aşkın, aile sırlarının ve toplumsal acıların yankılarını keşfeder. Bu yolculukta, geçmişle hesaplaşırken, ‘sen’in izini sürmek, aynı zamanda kendi varoluşunun anlamını kavramaktır. Unutuşa direnen bir yüreğin feryadında, aşkın en derin dehlizlerine inmeye cesaret edenler, bu sıra dışı metinde kendi kayıp dillerini ve cevaplarını bulacaklar. Zamanın ötesinde yankılanan bu edebi ses, okuyucuyu hem bir rüyaya hem de acı bir gerçeğin çıplaklığına davet ediyor.



