Açıklama
İnsan ruhunun labirentlerinde yankılanan kadim bir çığlık, yüzyıllardır varoluşsal sancılarla besleniyor. Bilinmeyene duyulan korku, tabulardan sıyrılıp karanlık dehlizlerde somutlaşırken, modern zamanlarda zihinlerin en ücra köşelerinde yuvalanıyor.
Bu derinlikli inceleme, Doğu ve Batı mitolojilerini harmanlayarak, cinlerin, perilerin ve vampirlerin tarihsel ve kültürel tezahürlerini gözler önüne seriyor. Türk edebiyatının Tanzimat’tan günümüze uzanan yolculuğunda, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın toplumsal eleştirisinden Mine Söğüt’ün kadınlık hallerine, Kenan Hulusi Koray’ın folklorik korkularından Murat Başekim’in varoluşsal kaygılarına dek uzanan geniş bir yelpazede, insan ruhunun karmaşık haritası çiziliyor. Mekânlar, bilinçaltının derinliklerine inen birer ayna olurken, masallar ve hurafeler gerçeklik ile iç içe geçiyor, okuru hem dehşet hem de sorgulama labirentlerine çekiyor.
Korkunun kadim gücünün ve onun insanı nasıl dönüştürdüğünün izini süren bu eser, kendinizi ve içinde yaşadığınız dünyayı yeniden anlamaya davet ediyor. Gotiğin karanlık aynasında kendi yansımalarınızı görmeye hazır mısınız?




