Açıklama
Her vedanın, her başlangıcın ardında bir bavul saklıdır. Kimi anıları, kimi umutları, kimi ise telafisi imkânsız kayıpları taşır. Peki, o bavulun yükü ne zaman dayanılmaz olur?
Hanife Akman, bu derinlikli eserinde okuyucuyu bir bavulun ardında bıraktığı acılarla yüzleşen Banu’nun hüznüne, çocukluğuna dönen İrem’in geçmişle hesaplaşmasına, en mutlu anında beklenmedik bir bir ayrılığın gölgesinde kalan Ayla’nın içsel yolculuğuna davet ediyor. Hikâye boyunca, ait olma arzusu, değişimin kaçınılmazlığı ve yalancı gülümsemelerin ardındaki gerçekler, karakterlerin yaşamlarındaki derin çatışmaları ortaya koyuyor. Bir kadının şiddet gördüğü apartman duvarlarından, başka bir kadının hastalığına tanıklık edilen hastane odalarına uzanan bu yolculukta, her bir kahraman kendi yükünü omuzluyor.
Bu sürükleyici anlatı, sevdiklerini geride bırakmak zorunda kalanların, sisli bir yolculuğa çıkanların ve zamanın durduğu anlarda bile umudu arayanların evreninde geziniyor. Kendi içindeki sesle yeniden doğmaya çalışanların, vedaların ve başlangıçların ağırlığını hissedenlerin hikâyesi… Peki, bu ağır bavulların içindeki sırlar çözüldüğünde geriye ne kalır?




