Açıklama
Her insan bir hikâye taşır. Bazıları anlatılır, bazılarıysa dinleyecek birini bekler…
Bu yolculuğa başladığımda yalnızca geçmişe ait hikâyeler dinleyeceğimi düşünüyordum. Oysa karşılaştığım her insan, bana bambaşka bir dünyanın kapısını açtı.
Çocukluk anıları, yarım kalmış hayaller, ilk aşklar, kayıplar ve yılların silemediği hatıralar… Her sohbet beni başka bir zamana götürdü. Bazen güldüm, bazen hüzünlendim. Zamanla kendimi röportaj yapan biri değil, büyüklerinin anılarını dinleyen bir torun gibi hissettim.
Bu kitabı hazırlarken her insanın anlatılmaya değer bir hikâyesi olduğunu öğrendim. Ancak kitabım henüz tamamlanmadan, hikâyesini dinlediğim büyüklerimden birini kaybettik. Bu kayıp, yaptığım çalışmanın ne kadar anlamlı olduğunu bir kez daha gösterdi.
Bana unutamayacağım bir söz bırakmıştı:
“Neyi seviyorsanız onu yapın ama öğrenerek yapın.”
Başlangıçta yalnızca anıları dinlediğimi sanıyordum. Şimdi ise geçmişle gelecek arasında küçük de olsa bir köprü kurduğumu hissediyorum.
Çünkü bir insanın sesi susabilir ama hikâyesi anlatıldıkça yaşamaya devam eder.
Mira Atıl




