Memur Kitap Yazıp Satabilir mi?
Devlet memurlarının kitap yazıp yazamayacağı, yazdıkları eserden telif geliri elde edip edemeyeceği sıkça merak edilen bir konudur. Kısa yanıt nettir; ancak konunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde bilinmesi gereken birkaç ayrıntısı vardır.
Kısa cevap: Evet. Devlet memurları kitap yazabilir ve eserlerinden telif geliri elde edebilir. Eser yazmak, 657 sayılı Kanun’daki ticaret ve kazanç getirici faaliyet yasağının kapsamına girmez. Temel koşul, eserin göreve ilişkin gizli bilgileri içermemesidir.

657 Sayılı Kanun ve Ticaret Yasağı
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. maddesi; memurların Türk Ticaret Kanunu’na göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunmasını, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev almasını yasaklar. Buradaki yasak, düzenli ve kazanç amaçlı ticari faaliyetlere yöneliktir.
Bir kitap yazıp yayımlatmak ise ticari bir işletme işletmek değildir. Eser ortaya koymak; süreklilik taşıyan, ticari nitelikte bir kazanç faaliyeti olarak değerlendirilmez. Bu nedenle kitap yazmak ve eserden telif geliri almak, 28. maddedeki ticaret yasağının kapsamı dışında kalır.
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Memura Ne Tanır?
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, kitap gibi ürünleri “eser” olarak tanımlar ve eseri yaratan kişiye “eser sahibi” sıfatıyla manevi ve mali haklar tanır. Telif hakkı, bu hakların bütünüdür.
Kanun bu hakları, eser sahibinin mesleğine göre ayırmaz. Yani bir devlet memuru da yazdığı eserin sahibidir; eserini bir yayıneviyle yapacağı sözleşme çerçevesinde yayımlatabilir ve bu yayından doğan telif gelirini yasal olarak alabilir. Kanun’un 18. maddesi, bir eserin yayımcısının ancak eser sahibiyle yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabileceğini belirtir.
Devlet Personel Başkanlığı Görüşü Ne Diyor?
Konuya ilişkin en çok atıf yapılan kaynaklardan biri, 1996 tarihli bir Devlet Personel Başkanlığı görüşüdür. Bu görüşte; memurların gizli bilgi içermemek koşuluyla eser çıkarabileceği ve telif ücreti alabileceği, bu faaliyetin 657 sayılı Kanun’un ticaret yasağına aykırılık oluşturmadığı belirtilmiştir.
Not: Devlet Personel Başkanlığı 2018 yılında kapatılmış, görevleri Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki ilgili birimlere devredilmiştir. Buna karşın söz konusu görüşte ortaya konan ilke — eser yazmanın ticari faaliyet sayılmaması — bugün de geçerliliğini korumaktadır.
Telif Geliri ve Vergi
Memurun telif geliri alabilmesi mümkün olduğuna göre, akla gelen ikinci soru bu gelirin nasıl vergilendirildiğidir.
Telif kazançları, gelir vergisi açısından özel bir rejime tabidir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, telif kazançları için bir istisna düzenlemesi içerir. Uygulamada yayınevi, yazara telif ödemesi yaparken kaynakta vergi kesintisi (stopaj) yapar. Belirli bir tutarın üzerindeki telif gelirleri için ise yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekebilir.
Vergiye ilişkin tutar ve oranlar mevzuat değişiklikleriyle güncellenebildiğinden, kendi durumunuz için yürürlükteki düzenlemeleri ve gerektiğinde bir mali müşaviri esas almanız önerilir.
Kurumdan İzin Gerekir mi? Gizli Bilgi ve Özel Durumlar
Memurun kitap yazması için kurumundan önceden izin alması, genel kural olarak gerekmez. Eser yazmak kişisel bir fikrî üretimdir. Asıl ölçüt iznin kendisi değil, eserin içeriğidir.
Yine de dikkat edilmesi gereken birkaç sınır vardır:
- Eser, görev sırasında öğrenilen gizli bilgileri veya kuruma ait belgeleri içermemelidir. Devlet Personel Başkanlığı görüşündeki temel koşul da budur.
- Eserin içeriği, memurun görevini tarafsız biçimde yürütmesini ve kamu görevinin saygınlığını zedeleyecek nitelikte olmamalıdır.
- Bazı meslek gruplarının — örneğin yargı mensupları, güvenlik ve istihbarat birimleri ya da Türk Silahlı Kuvvetleri personeli — kendi özel mevzuatından doğan ek kuralları bulunabilir. Bu durumdaki memurların kendi kurum mevzuatını da gözden geçirmesinde fayda vardır.
Müstear (Takma) İsimle Yayın
Bazı memurlar, eserlerini kendi adlarıyla değil bir takma adla (müstear isim) yayımlamayı tercih eder. 5846 sayılı Kanun, eser sahibine eserini adıyla, takma adla ya da adsız olarak yayımlama hakkı tanır.
Takma ad kullanmak telif hakkını ortadan kaldırmaz; eser yine yasal sahibinindir. Yayıneviyle yapılan telif sözleşmesi gerçek kimlik üzerinden düzenlenir, telif geliri de eserin gerçek sahibine ödenir. Yani takma ad yalnızca kamuya görünen isimle ilgilidir; hukuki hak sahipliğini değiştirmez.
Resmî Görüş Metni
Aşağıda, konuya açıklık getiren resmî soru ve cevap metni — bir kamu görevlisinin sorusu ve Devlet Personel Başkanlığı’nın yanıtı — özetlenerek aktarılmıştır.
Soru: Bir kamu kuruluşunda müfettiş olarak görev yapan bir personelin kitap yazıp yazamayacağı ve telif ücreti alıp alamayacağı hususunda görüş talep edilmiştir.
Cevap: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. maddesinde, memurların Türk Ticaret Kanunu’na göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamayacakları, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamayacakları hükme bağlanmıştır.
Ticaret Sicili Nizamnamesi’nin 14. maddesine göre, bir gelir sağlamayı hedef tutmayan veya devamlı olmayan faaliyetler ile esnaf faaliyeti sınırlarını aşmayan faaliyetler ticari işletme sayılmaz. Türk Ticaret Kanunu’nda da, iktisadi faaliyeti bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahiplerinin tacir değil “esnaf” sayılacağı belirtilmiştir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, eser sahiplerinin eserleri üzerindeki manevi ve mali haklarını düzenler; Kanun’un 18. maddesine göre bir eserin yayımcısı, ancak eser sahibiyle yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir.
Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; gizli bilgileri bulundurmamak koşuluyla, Devlet memurunun 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında her türlü eser çıkarabileceği ve bu tür faaliyetlerin 657 sayılı Kanun’un 28. maddesine aykırılık teşkil etmeyeceği değerlendirilmektedir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; bağlayıcı hukuki ya da mali görüş niteliği taşımaz. Kişisel durumunuz için yürürlükteki mevzuatı ve gerektiğinde bir hukuk veya mali danışmanı esas alın.
Sıkça Sorulan Sorular
Memur kitap yazabilir mi?
Evet. Devlet memurları kitap yazabilir. Eser yazmak, 657 sayılı Kanun’daki ticaret yasağı kapsamına girmez; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu da eser sahibinin haklarını mesleğe göre ayırmaz.
Memur yazdığı kitaptan telif geliri alabilir mi?
Evet. Memur, eserini bir yayıneviyle yapacağı sözleşme çerçevesinde yayımlatabilir ve bu yayından doğan telif gelirini yasal olarak alabilir.
Kitap yazmak 657 sayılı Kanun’daki ticaret yasağına girer mi?
Hayır. Kitap yazmak ticari bir işletme işletmek değildir; süreklilik taşıyan, ticari nitelikte bir kazanç faaliyeti sayılmaz. Bu nedenle 28. maddedeki ticaret yasağının kapsamı dışındadır.
Memurun kitap yazması için kurumundan izin gerekir mi?
Genel kural olarak önceden izin gerekmez. Asıl koşul, eserin göreve ilişkin gizli bilgileri içermemesi ve kamu görevinin saygınlığını zedelememesidir. Bazı meslek gruplarının kendi özel mevzuatından doğan ek kuralları olabilir.
Memur kitabını takma adla yayımlayabilir mi?
Evet. 5846 sayılı Kanun eser sahibine takma adla yayımlama hakkı tanır. Takma ad telif hakkını etkilemez; eser ve telif geliri yine gerçek sahibinindir.
Kitabınızı Yazdınız mı?
Memur olarak bir kitap yazdıysanız ve eserinizi yayımlatmak istiyorsanız, dosyanızı Yol Akademi Yayınevi’nin değerlendirmesine gönderebilirsiniz. Başvurular yayın kurulu tarafından değerlendirilir; uygun bulunan eserler için yazardan yayın ücreti talep edilmez.
Sürecin nasıl işlediğini merak ediyorsanız kitap yayınlatma süreci ve aşamaları sayfasını da inceleyebilirsiniz.