Ürün Açıklaması
Fiziki yapı tamamlanmıştı. İçsel yapıyla uğraşmak eğitim öğretim amaçlarını içselleştirmek daha çetrefilli ve zordu, fırsat eğitimi gerekliydi, gözlemci ve çevreyi derinden anlayan öğretmenler, işin içine girmişti. Vakit geçmeyince anlaşılmazdı, görülmezdi. YİBO’da zaman çoktu, işin bu yönünü de hep birlikte, ekip ruhuyla, öğrencileri katarak ele alıyorlardı. Öğrenciler de kendi gelişimleri için düşünceler ortaya atıyor, öğretmenlerin, zümrelerin, okul idaresinin eğitsel biçime getirmesiyle mevzuat kapsamında uygulama olanakları sergileniyordu. Bugün imeceyle iyi bir fırsatı yakalamışlardı.
Birinde YİBO Müdürü, görüşmelerde, toplantılarda:
“Aidiyet var YİBO’da,” dedi. “Arkadaşlar aidiyet yoksa hiçbir şey olmaz. Çocuklar, YİBO’dan kaçmanın yolunu bulur. Merak var, sevgi var, uygulama var. Çok yetenekli, insani ve sevgiyle işini yapan öğretmenlerimiz var. Deneyimli, deneyimlerini paylaşan öğretmenlerimiz var… Yatılı okul ve ortaokul deneyimim var fakat ilkokul deneyimim yok. Liselerde ilköğretimlerden gelen öğrencilerin eksikliklerini de lise deneyimimden biliyorum…”
Öğrencilerden, Songül, Burcu, Onur, Ezgi, Ali, Deniz, Evrim, Devrim, Hürriyet, Mehmet, Nazif, Filiz:
“Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına, dedelerimizi, ninelerimizi de getireceğiz, evicek.” diye bağırmışlardı… Daha başka şeyleri de bağırmışlardı. YİBO’da öğrencilerle konuşuluyordu. Bunlar güzel şeylerdi. Aynı zamanda bir okul yöneticilerinin güzellikleriydi, öğretmenlerin güzellikleriydi…
Hep köylerde, küçük okullarda çalışan otuza yakın öğretmenin, yöneticilerin eli ayağına dolaşmıştı. Yaptıkları bu davetle heyecanlanmışlardı. Bu heyecan sıcak bir hava gibi, tüm YİBO’yu sarmıştı.
Buraları genişçe anlamalıydılar, dağıyla taşıyla, işiyle gücüyle, emekçilikleriyle, velileriyle tanımalıydılar. Bu taban ateşi harlanmalıydı.
Yazar Hakkında
Amasya ili Gümüşhacıköy ilçesi Köseler köyünde yaylacı bir anne ve çiftçi bir babadan 1964 yılında dünyaya gelmişim.
İlkokulu Yakup köyünde, orta ve lise öğrenimimi Merzifon’da tamamladım.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği bölümünü bitirdim.
Yurdun değişik bölgelerinde severek yaptığım Türkçe, edebiyat öğretmenliği ve yöneticilik görevlerinde bulundum.
Niğde-Ulukışla ilçesi Yeniyıldız Köyü Ortaokulunda,
Zonguldak ili Çaycuma ilçesi Perşembe Lisesinde,
Doğubayazıt YİBO’da,
Bartın’da EML, Köksal Toptan Lisesi, Davut Fırıncıoğlu Anadolu Lisesinde,
Kumluca Atatürk YİBO’da kurucu müdürlük,
Zonguldak ili Çaycuma İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde,
Balıkesir ili Burhaniye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde,
Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğünde şube müdürü görevinde…
Öğretmenlik ve yöneticilikteki çalışmalarım sırasında toprak ve onun üstünde varlık göstermiş insanların hikâyeleri, yaşadıkları yerler, buralarda görülen maddi kültür ve doğa bende hep bir hayret uyandırmıştır. Yazma çalışmalarım sürmektedir.
Roman, insana yarar yönünden ele aldığı konu ile ilgili her şeyden söz açabilen ve bunu yaparken kelimenin ilk akla gelen ve mecaz anlamlarıyla, her tür cümleyle ve her anlatım türünü de yerine göre akış vadisini güçlendirmek için yanına alan bir edebiyat türüdür.
Edebiyatın önemli türlerinden roman, söz açtığı konuya dikkat çekmek ve estetik boyutta sezdirmeyi amaçlamaktadır.
Kırk Çınar Koruluğu, ilk roman çalışmam.
“Geriye kalırsa yazılanlar kalır.” da yazının ve edebiyatın gücünü anlatmaktadır.
“Diyeceklerini, etkili, güzel ve uygun tür içinde, bir yeterlilikle yazılı ve sözlü söyleyen de edebiyatçıdır.”
Eserleri:
Birkaç defa sahnelediğim ve 1994 yılından beri hala kitaplaştıramadığım Su Hepimizin Olacak tiyatro çalışmamın yanı sıra;
Yayla Yolları Köseler Köyü(2008),
Taşlar Döndükçe Çaycuma Köyleri ve Su Değirmenleri(2014),
Yakup Köyü Merzifon (Phamizonum) Ovası’nda Tarihi Bir Köy(2016).
Süren hayatlarımız, işi, hor görmemek olsun… İş eğitiminin tekrar okutulması umuduyla…